2 Ağustos 2009 Pazar

Sergio Asenjo


Sergio Asenjo daha 20 yaşında genç bir kaleci. Atletico Madrid'in bu sene Valladolid'den transfer ettiği bu genç yetenek, yeni bir Casillas olabilir. Emirates Cup'ta performansı ve kendine güveniyle göz doldurdu. Sadece 5 milyon euro bonservis bedeli ödendi onun için. Bu piyasada bu fiyata muhteşem bir transfer. Asenjo yıllardır süren Atletico'nun kaleci sorununa çözüm getirecek gibi. Geçen sene Coupet çok dayanamamıştı, Leo Franco ise her zamanki gibi ya maçı kaybettirir veya kurtarır ama büyük bir takım için bu iyi bir oran değil(GS'ye gönderme). Sergio Asenjo gerçekten Atletico'nun sorununa ilaç olacak gibi. Eğer Agüero da istikrar yakalayıp defansta toplu oynamayı başarırlarsa bu sene ilk 4te görebiliriz Atletico'yu.

Not : Fm2009'da iyi bir genç yetenek olduğu söyleniyor. Deneyeceğim :D.

1 Ağustos 2009 Cumartesi

Fenerbahçe - Honved

Resim : Guiza düzgün vuruş için ince görmeye çalışıyor.

Fenerbahçe Honved'le oynadı ve rahat bir galibiyet alarak biz taraftarlarını sevindirdi. Ama bu galibiyette önemli olan Fenerbahçe'nin farklı yenmesi değil oynadığı oyundu. Yıllardır Fenerbahçe Avrupa'da böyle galibiyetlere hasret. Genelde takımları zorlanarak yeniyordu. Bu sefer ise hem oyun olarak hem skor olarak ezmeyi başardı.

Biraz maçı irdelersek; yeni transferler Christian ve Dos Santos belki de takımın en kötüleriydiler (Deivid'le birlikte). Christian şimdilik Maldonado'dan farklı birşey sunmadı bizlere(Al, yana ver, sakın ileri çıkma.). Tabiki ilk maçıydı hoş görmek lazım ama Emre'nin yanında gerçekten sönük kaldı. Dos Santos ise bence Türkiye'de bu yılın en önemli transferi(Elano ile birlikte.). Ancak benim görüşüme göre Dos Santos tam bir sol orta saha oyunucu. Hatta FM oynayanlar için DM/AM L diyebileceğimiz türden bir oyuncu. Sol bek olarak biraz zayıf daha doğrusu güvensiz gözüktü. Ama dediğim gibi Carlos'la birlikte iyi işler yapacak.

Maçta diğer dikkat çeken isimlere gelirsek; Guiza bitiriciliğini gösterdi diyebiliriz. Bu yıl daha iyi olacak. Semih vs. Guiza tartısmaları yakındır. Gökhan Gönül - Kazım ikilisi çok uyumlu gözüktü. Kazım Aragones dönemindeki kötü oyununu unutmuş yenilenmiş. Yararlı olacağı kesin. Emre Galatasarayda oynadığı dönemdeki gibi press yapan akıllı oynayan bir oyuncuya dönüşmüş. Ayakta alkışladık ve bunu haketti. Alex oyun zekasının eş anlamı. Bilica - Önder pozisyon vermediler ancak bu ikili ile bu işin biraz zor olacağı belli. Ağır kalabiliyorlar. Mehmet Topuz golde hatası vardı sonra kendini affettirmeye yönelik olumlu hareketleri var. Yeni saç şeklini de olumsuz bir hareket sayabiliriz sanki. Son söz de Deniz Barış için. Son dakikalarda girdi ve canla başla mücadelesini etti. Daum'la birlikte bir başka oynuyor Deniz. Ve Deivid nedense düşüşte hem de uzun zamandır. Formayı Kazım'dan almak istiyorsa vites artırmalı.

Bir parantez de Daum'a. Bu adam her ne kadar eleştirilse de oyuncunun dilinden anlıyor. Zamanında Anelka'yı yedek oturtabilmiş bir hoca olması zaten birşeyler göstermişti. Oyuncuları idare konusunda muhteşem. Ayrıca Koch gibi bir antrenör her takımda bulunmaz. Teknik heyete de bir bravo.

Neden "Oradan golü var" ?

Oradan golü var her futbol severinde bildiği gibi spikerlerimizin dillerinden düşürmediği, genel olarak frikik önceleri söylemekten zevk duydukları bir cümle. Bunun ilginç tarafı çoğu spikerimizin futbolcu ayırt etmeden bunu söylemesi. Bu cümle Selçuk Şahin'in kaleye 30 metre mesafede topla bulusmasının ardından da, Juninho Pernambucano'nun frikik basına geçmesiyle de söylenebiliyor. Cümlenin tarihçesi bu :D. Blogdaki amacım kendi futbol anlayışımı paylaşmak. Gorüşürüz.